Salgın Tehlikesi Toplum Sağlığını Tehdit Etmeye Devam Etmektedir

Salgın Tehlikesi Toplum Sağlığını Tehdit Etmeye Devam Etmektedir

(02.06.2020)

Diyarbakır Sağlık Örgütleri tarafından, İlimizde ve Türkiye’deki  Coronavirüs salgını ile ilgili güncel duruma ilişkin bilgilendirme ve taleplerimizi içeren ortak basın toplantısı yapıldı. Diyarbakır Tabip Odasında yapılan toplantıya Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Şerif Demir, TTB MK Üyesi Dr. Halis Yerlikaya, Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dt. Arslan Yiğit, SES Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Hemş. Yıldız Orak katıldı. Ortak açıklama Diyarbakır Tabip Odasında yapılan toplantıya Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Şerif Demir tarafından okundu. Her kurumun süreç ile ilgili değerlendirmesi sonrasında soru/cevap ile basın toplantısı devam edildi.

 

Ortak açıklama:

Çin’de ortaya çıkan yeni Koronavirüs pandemisi başlangıcından bugüne kadar dünyada milyonlarca kişiyi hastalandırmış 10 binlerce insanın ölümüne neden olmuştur. Türkiye’de de resmi verilere göre çok sayıda yurttaşımız pandemiden etkilenmiş 4500’den fazla kişinin ölümüne neden olduğu açıklanmıştır. Yaygın test yapılmaması, uluslararası ICD tanı kodlarına uygun bir biçimde ölümlerin raporlanmaması, vakaların sadece test pozitifler üzerinden verilmesi, Klinik ve Radyolojik bulguları hastalık ile uyumlu olguların açıklanan verilere eklenmemesi ve yapılan testlerin sınırlılıklarından alınma biçimine kadar çok çeşitli faktörlere bağlı olarak vaka sayılarının bildirilenden çok daha fazla sayıda olduğu tahmin edilmektedir.

Öncelikle kendilerinin ve yakınlarının hayati riskine rağmen sağlıkçılara ihtiyaç duyulan her yerde en ön safta salgın ile mücadele eden gece-gündüz demeden COVID-19 tanılı/şüpheli bütün halkımızın tanı ve tedavi süreçlerini özveriyle yöneten, sağlık hizmetini sunan tüm sağlık emekçisi arkadaşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Yeterli ve yaygın test yapılamadığı, Emek-Meslek örgütleri ile sürecin bütünü paylaşılmadığı, bilim kurulunun önerileri tamamen dikkate alınıp yaşama geçirilmediği, süreç şeffaf işletilmediği için Salgının ülkedeki boyutu hiç kimse tarafından bilinmemektedir ve salgının bilançosu her geçen gün ağırlaşmakta, halen onlarca yurttaşımızı bu hastalık nedeniyle kaybetmekteyiz.

Yetkililer tarafından güncel veriler paylaşılmadığı için ilimizdeki güncel Covid vakası ve ölüm sayılarını tam olarak bilmemekteyiz. Ancak 11 Mayıs ile başlayan ‘Normalleşme’ sürecinin ve lokantalardan kahvehanelere kadar tüm işyerlerin açıldığı önlemlerin gevşetildiği 1 Haziran itibariyle ilimizde vakaların yeniden hızlıca arttığını gözlemlemekteyiz. 1 Haziran itibariyle Diyarbakır’da Covid-19 nedeni ile yatarak tedavi alan hastaların sayısı 200’ü geçmiş,  Pandeminin başlangıcından bugüne kadar Diyarbakır’da hastanelerde takip edilen en yüksek hasta sayısına ulaşılmıştır. İktidarın ekonomik kaygıları halkın sağlığının önüne geçmiş, ‘’Normalleşme’’ adı altında toplum bağışıklığı kararı verilmiştir, dolayısıyla salgın tehlikesi toplum sağlığını tehdit etmeye devam etmektedir.

Bu nedenle;

1)Tüm hastalıklarda olduğu gibi Yeni Koronavirüs enfeksiyonu ile mücadelenin en iyi ve akılcı yolu hastalığın yayılmasına engel olmaktır. Hastalığı engellenmenin en iyi yolu kişisel hijyen kurallarına uyulması, kalabalık ortamlarda maske takılması ve Fiziksel mesafenin korunmasıdır. Tüm uyarılara rağmen ilimizde de bunun öneminin yeterince anlaşılamadığı, günlük yaşam içerisinde bu kurallara dikkat edilmediği gözlemlenmektedir. İlimizde de COVİD-19 Pozitif vakaların artışı göz önüne alındığında maske takılması, Kişisel hijyen kurallarına uyulması ve Fiziksel mesafenin korunmasının pandemiyi önlemedeki rolünü BİR KEZ DAHA ÖNEMLE HATIRLATIYORUZ!

2) Ülkeyi yönetenlere sosyal devlet anlayışı salgının özel olarak mağdur ettiği bütün yurttaşları gözeten, asgari yaşam ihtiyaçları için maddi olarak desteklenmelerinin salgın ile mücadeledeki önemini bir kez daha hatırlatıyoruz.

3)1 Haziran itibariyle Koronavirüs hastalarına yönelik tanı, izolasyon ve her temaslı kişiyi izleyebilme ve karantinaya alma gibi koruyucu hizmetler tüm hızıyla devam ederken; Salgın sürecinde ertelenmiş, birikmiş olağan sağlık sorunu bulunan, başta kanser olmak üzere bir çok kronik hastalığa sahip farklı hasta grubunun sağlık gereksinimi de karşılanacak şekilde planlanma yapılmalıdır. Salgın sürecinde aksayan bağışıklama hizmetlerinin tamamlanması, Kronik hastalıklar, koruyucu hizmetlerle ilgili taleplerin karşılanması, artabilecek Ruh sağlığı hizmetleri gereksinimlerine hazırlık yapılmalıdır.

4) COVİD-19 Testi pozitif gelen hastaların ve klinik+Radyolojik olarak OVİD-19 olduğundan şüphelenilen olası vakaların temasta olduğu kişilere ulaşımın sağlanması, bilgilendirme yapılması ve bu kişilerin teste tabi tutulması aksatılmadan devam edilmelidir.

5)Bir kez daha tüm sürecin şeffaf bir biçimde koordinasyon içerisinde yürütülmesi gerektiğine ilişkin talebimizi yeniliyor,  il düzeyinde var olan il pandemi kuruluna ve sürecin tüm planlanma aşamalarına Sağlık platformunun temsilcileri de alınmasının gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.

6) Hastalıkla en ön safta mücadele eden Sağlıkçılar en büyük risk grubunu oluşturmaktadır. Toplum sağlığını korumanın ancak sağlık çalışanlarının sağlığının korunmasıyla mümkün olabileceği unutulmadan sağlık çalışanlarının nitelikli ve eksiksiz kişisel koruyucu ekipmanları sağlanmalı, çalışma koşulları uygun bir biçimde düzenlenmelidir.

7)Ayrımsız ve ayrıcalıksız herkesin yaşam hakkını savunan meslek örgütleri olarak bir kez daha hatırlatıyoruz ki; Cezaevlerinde kalanların sağlık ve yaşam hakkı görmezden gelinmemeli,  toplumun adalet talebi karşılıksız kalmamalıdır.  Sağlık hizmetlerine erişim ve yaşam hakkı, mahpuslar için de en temel haktır. Bu nedenle cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin de sağlık hizmetlerine erişim ve yaşam haklarının korunması tüm hukuk devletlerinde yasal güvence altındadır ve bu hakkın korunması için gerekli önlemlerin alınması devletlerin sorumluluğundadır. Cezaevine girmiş bir kişi alıkonulma nedeni ne olursa olsun, sağlık hizmetlerine erişim ve yaşam hakkından mahrum bırakılamayacağını bir kez daha hatırlatıyoruz.

8)Hastalıkla en ön safta mücadele eden Sağlıkçılar arasında yaratılan ek ödeme eşitsizliği giderilmeli, sağlık hizmet sunumunun bir ekip işi olduğu unutulmadan ek ödemelerde Adalet sağlanmalıdır.

9) Açık-kapalı tüm çalışma ve sosyal yaşam alanlarının yeniden açılma dönemine uygun, bilimsel rehberlerin önerileri doğrultusunda düzenlemeli, gerekli planlamalar devlet tarafından yapılmalıdır.

Hala Salgın tehlikesi devam etmektedir. Dünya sağlık örgütü Avrupa direktörü tarafından da ifade edildiği gibi Türkiye salgında vaka artışı olan ilk 5 ülke arasında 3. sıradadır. 1. Dalga henüz bitmeden yeni piklerle karşı karşıyayız. Salgın yönetimi ekonomik kaygılarla değil Epidemiyolojik veriler doğrultusunda bilimsel yöntemlere uygun olmalıdır. Toplumun büyük bir kısmının Yeni Koronavirüse karşı duyarlı olduğunu unutmadan bulaştırıcılığı engelleyecek tedbirlere titizlikle uymalarının önemli olduğunu vurgulamak istiyoruz.

Talep ve beklentilerimizi yetkililere ve kamuoyuna saygıyla iletiriz.

 

DİYARBAKIR TABİP ODASI

DİYARBAKIR DİŞ HEKİMLERİ ODASI

DİYARBAKIR ECZACILAR ODASI

DİYARBAKIR SES ŞUBESİ